Bargilya Tuzla Sulak Alanı’nda Hafriyat Dökümü Tepkiler Yaktı
Bargilya Tuzla Sulak Alanı’nda moloz ve hafriyat dökülmesi, Milas’ta çevreci ve yerel halk arasında büyük tartışma yaratdı. 4167 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararıyla “Kesin Korunacak Hassas Alan” olarak tescillenmiş alan, flamingoların cenneti olarak tanınıyor. Ziyaretçilerin arasında Yaban Hayatı Eylem Grubu, Yaban Vakfı ve Bargilya S.O.S. üyeleri, bu suların doğal sınırlarına kavuşması için protesto organize etti.
Sahada görenler, “Sulak alan ortadan kalkarsa tarım da ölür” diyen Ahmet Süha Umar’dan, yetki sorunu ve izin eksikliği hakkında ciddi iddialar dinledi. Umar, “Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nden izin yetki açısından yetersiz” diyerek, “OLMAYAN BİR YETKİ İLE BU İZNİ NASIL VERDİNİZ?” diye sordu. Yanıt yoktu; izin verildiği iddialarını birdenbiriyle reddetti.
Çevrecilerin sözüne göre, toprak dökülerek oluşan sed, suyu belirli bir sınır içinde tutmayı amaçlayan bir stratejiydi ama bu strateji, doğal ekosistemi bozmaktadır. Söz konusu sed, sulak alanın doğallığını kaybettirdi; tuzlu suyun bölgeye girmesiyle otlar yıpranıyor, hayvanlar içme suyu bulmakta zorlanıyor. Çiftçiler, 10 kilometre mesafeden su taşımak zorunda kaldıklarını söylerken, 1980-1990 yılları arasında dedelerinin seti vardı, ama zamanla yok olduğunu belirttiler.
Köylüler, “Toprak dökmeyelim. Ama bu tuzlu suyu nasıl engelleyelim?” diye dile getirirken, “Hayvanım mı ölsün, tavuğum mu ölsün, köpeğim mi ölsün, biz mi ölelim?” diye tepki gösterdi. Birçok çiftçi, sulak alanın korunmasının tarım, zeytincilik ve hayvancılık için kritik olduğunu vurguluyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na ait yetkilerin dışında, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün verdiği iznin yetkili olmadığını iddia eden çevreci, “Bana ‘biz oradan sorumlu değiliz, bizim orada yetkimiz yok’ dediler. Peki yetkiniz yoksa olmayan bir yetkiye dayanarak böyle bir izni nasıl verdiniz?” diye sordu.
Yerel yetkililer, “Biz oradan sorumlu değiliz” diyerek açıklama yaparken, halkın öfkesini yatıştırmak için bir adım atmadı. Çevreciler, alanın doğal sınırlarına kavuşması için sedin kaldırılmasını çağırdı. Yetki eksikliğiyle ilgili soru işaretleri, bu olayın sivil toplumun öne çıkmasına yol açtı.
Saha görüntülerinde, moloz ve hafriyat kamyonları, sulak alanın ortasına sed çekiyor. Eylemciler, bu sedin hemen kaldırılması gerektiğini vurguladı. Çevre örgütleri, sulak alanın sınırlarının korunması için yasal süreçleri hızlandırma talep ediyor.
Kaynak: Orijinal Haber

