Kalp Hastaları İçin Yayla Seyahatinde Kritik Yüksek Rakım Uyarısı
Kalp ve damar hastaları arasında yayla seyahati popüler, ama uzmanlar uyarıyor: 2500 metreyi aşmak kalp için ölümcül risk oluşturur. Bu yükseltiye çıktıkça oksijen düşer, kalbin ekstra çaba sarf etmesi gerekir. O, akciğer hipertansiyonu ve kalp yetmezliği gibi durumları kötüleştirebilir. Peki, ne zaman, nerede, kimler bu tehlikeye maruz kalıyor?
İnsanlar yaylalara gittikçe “hava temiz, oksijen çok” düşüncesiyle karnını yortur. Gerçekte ise yüksek rakımda oksijen miktarı azalır. Kalp hastaları bu durumda sempatik hiperaktivasyonla tansiyon ve nabız yükselir, kalp yetmezliği ve düşük oksijen durumu artar. Hatta bazı hastalar yaylada fenalaşır, dönmek zorunda kalır.
Kılavuzlarda, kalp hastalarında 2500 metreyi geçmemek, günlük 300-500 metre yükseklik sınırı koymak öneriliyor. Bu kural, şikayetleri olmayan hastalar için geçerli. Ancak nefes darlığı çok olan, efor sınırlı hastalar için yüksek rakımlara çıkmak kesinlikle önerilmiyor. Yüksek yaylalara gitmek zorunda kalındığında, efor gerektiren bahçe işleri yapılmaması tavsiye edilir.
Sıvı kaybı da büyük bir sorun. Kalp yetmezliği hastaları idrar söktürücü, tansiyon hastaları tansiyon ilacı kullanır. Bu ilaçlar, sıcaklıkla birlikte içindeki sıvı kaybını artırır. Sıvı kaybı kanın pıhtılaşma riskini yükseltir; bu da kalp krizine sebep olabilir. Dolayısıyla ilaç dozajı yazıya göre ayarlanmalı, bazen azaltıp bazen artırmak gerekir.
Sıcak hava, tansiyonun düşmesini, sonra da sıvı kaybı ve stresle birlikte nabız yükselmesini tetikler. Kalp damarları genişlediğinde tansiyon düşerken, sıvı kaybı ve stresle birlikte nabız yeniden yükselir. Bu durum, kanın akışkanlığını düşürerek tromboz riskini artırır.
Bakalım, yayla seyahatinde kalp hastaları için ne gibi önlemler alınacak?
Kaynak: Orijinal Haber

